Android Telefonlarda Görülen Sızıntılar

18

Çocukları Kerime’nin yokluğunda bir türlü düzeltemeyen öğretmenleri, çocuklarının kılık kıyafetleri ile derslerindeki başarının iki haftada eski şıklığına geldiğini gördüklerinde, eğitimin aileden başladığına bir kez daha şahit olmuşlardı. Anneleri Kerime’nin bu sorumluluğundan dolayı evlerine gidip o narin ellerinden öperek takdir etmişlerdi.

O günden sonra doktorun verdiği tavsiyeleri takip etmesi gereken Abdullah, Kerime’yi tarla gibi ağır işlere göndererek daha çok yoruyordu. En ufak bir tartışmada sinirli ve Öfkeli bir şekilde bağırıp çağırıyor, bazen de vurduğu sert darbelerle hiç umursamadan şiddet uyguluyordu. Hatta bazen tartışırken şunları söyleyebiliyordu.

Ulan seni iyileştirmek için dünya kadar masraf yaptım. Hastanede sana yaptığım masrafla iki eş daha getirebilirdim.

Kerime’nin daha fazla acı çekmesine, üzülmesine neden oluyordu.

Kerime hasta olduğu halde gerek Abdullah’ın ona yaptığı hastane masrafı gerekse çocukları için verilen her ağır işi bile seve seve yerine getirmeye çalışıyordu. Huzursuzluğun çıkmaması için verilen en ağır işleri bile elinden geldiğince hatasız yerine getirmeye uğraşıyordu.

sırada sürekli Abdullah’ın gözlerinin içine bakıyordu. Ve muhakkak 15 günde bir Cizre Devlet Hastanesine kontrole götürülmesini söyledi. Ölümle yaşam arasında gidip gelen Kerime, son kuşunu da Mardin dağlarına bırakarak evinin yolunu tuttu. Hayatta tek temennisi olan çocuklarına sonunda kavuştuğu için mutluydu.

Karşılarında annelerini gören çocukları sevinç çığlıkları atarak annelerine sarıldılar. Çok zayıflamışlardı. Bakımsızlıktan kokuyorlardı. Onların bu hallerini gören annelerinin içi cız etti. Derslerindeki düşüşü, kılık kıyafetlerindeki düzensizliğini, derse olan uyumsuzluklarını sonradan öğretmenlerinden duyunca daha da çok üzüldü. Kerime’nin çocukları, bu geçen üç ay içerisinde, hiç kimsenin Öz annelerinin yerini dolduramayacağım, annesiz kalma şerbetinden birer yudum içerek çok iyi anlamışlardı.

Annelerine olan bağlılıkları öncelerine göre daha çok artı. Anneleri ile sürekli sarmaş dolaş olmaları, hal ve hareketleri annelerine olan aşklarım ispatlıyordu. Annelerinin öldüğünü sanırken birden karşılarında görmeleri hayatta aldıkları en büyük hediyeleri olmuştu. Sanki her biri hapisten çıkmış bir mahkum gibi sevinç gözyaşları dökerek annelerinin kucağına attılar kendilerini.

Peki, üç ay içerisinde anne hasreti ile yanıp tutuşan bu gencecik bedenleri görünce aylardır evlat acısıyla yanıp tutuşan zavallı anneye ne demeli idi. Onun için toprağın altına gömdüğü çocukları, zorla gözleri önünde ağlaya ağlaya kollarının arasından alıkonulup evlendirilen çocukları ve şu an yanındakilerle her biri ayn bir değer taşıyordu.

Bir anne olarak evlatlarının bir tırnağını dünyalara değiştiremiyordu. Onu çocukların sağ salim gönderen Allah’a inanmazsak ileride doğacak çocuğunuzu doğurduğunuz sırada ölme riskiniz çok yüksek.

Kerime’nin tek merakı evde kalan çocukları idi; çünkü hepsi de küçüktü, onlara annelik yapacak en büyük kızı Kezban’dı. Ama o da refakatçi olarak yanına gelmişti. Hiç tereddüt etmeden.

18

Ne olur Doktor Bey, beni sağ salim çocuklarıma kavuşturun. Başka bir şey istemiyorum sizden. Ameliyatı da bir an evvel gerçekleştirin. Artık yeter, çocuk istemiyorum.

Bir cevap yazın