Android ve Teknoloji Dünyasında Yaşananlar

20

Doktorlar Kerime’ye, İkinci bir operasyona ihtiyacın var. Ama senden onay almadan yapmak istemedik Çünkü eğer biz bu ameliyatı gerçekleştirirsek, ileride hiç çocuğunuz olmaz.

Eğer bunu yaptığı anda kendisini de torba ile birlikte yerde buldu. Utandı, gururu incindi. Ama hiç bozguna vermeden hemen kalkıp toparladı kendini. Buna şahit olan arabanın şoförü acımış olsa gerek.

Teyze sen hamilesin bırak ben götüreyim.

Sağ ol oğlum, siz güzelce sırtıma verin, ben götüreyim; yapmadığım iş değil ama nereden bileyim nasıl oldu da düştü.

Tekrar sırtına alıp zor da olsa ağır adımlarla eve doğru yokuşu tırmanmaya başladı. Abdullah Kerime’nin düşüşünü görüp çok kızdı. Kalkıp yardım etmesi gerekirken öylece seyirci kalmıştı üstelik gurur meselesi yapıp öfkelenmişti.

Sırtındaki onlarca kiloluk un torbası ile evin içine adım atar atmaz arkasından gelen Abdullah sorgusuz sualsiz öyle bir tekme attı ki zavallı Kerime’nin karnına, sırtındaki un torbasıyla evin salonunun içine yüz üstü yığıldı. Tekmenin nereden geldiğini, nasıl ve niçin yediğini anlamadan tekrar yerde buldu kendini. Karnındaki bebeği korumak için yere yüzüstü düşerken torbayı tutan elleriyle karnım kelepçeleyerek onu korumaya çalışmıştı. Abdullah yere düşen Kerime’ye küfür içerikli hakaretlerle saldırıyordu.

Beni el aleme rezil ettin, milletin içine nasıl çıkacağım şimdi, eşin bir torba un bile taşıyamıyor. Madem beceremiyorsun taşımaya başkası gitsin sen neden gidiyorsun?

Amaçlarına ulaşan Güler ile kardeşi, Abdullah’ı Kerime’nin üzerinden aldıktan sonra yerde yatan Kerime’nin yanındaki un torbasının ucundan tutup öbür odaya taşıdılar.

O günden sonra Kerime’nin karın acısı hiç geçmedi. Bu acı gün geçtikçe daha çok ağrı veriyordu. Bir ağaç kökünün içindeki kurt gibi sürekli karnım bir şeyler kemiriyordu.

Sonra da sabahtan ısıttığı suyla hamamda çocuklarının çamaşırlarını yıkamaya geçti.

O sırada Güler ile kız kardeşi diğer odada çay keyfi yapıyorlardı. Sinan sabah erkenden işe gitmişti. Abdullah ise tütün tabakasından bir sigara alıp evin önünde kırmızı plastik bir sandalyeye oturmuştu. Sonra Kerime’den çay istedi. Kerime de çayını ocağa koyup tekrar çamaşırlarını yıkamaya devam etti.

O sırada değirmen arabası geldi, anıları almaları için korna çalıyordu. Abdullah birkaç kez içeriye seslendi. Güler ve gelinleri korna sesini ve Abdullah’ı duydukları halde istiflerini bozmayıp duymazlıktan geldiler. Yanıt alamayan Abdullah sinirli ve öfkeli bir şekilde Güler ile gelinlerinin bulunduğu odanın kapısına gitti.

Güler bir saattir bağırıyorum bir yandan korna çalıyor duymuyor musunuz? Hadi bakın değirmen arabası ununuzu getirdi. Biriniz gidin alın.

Sesini duymadık ama buğdayı diğer sefer biz götürdük; un torbasını da senin eşin getirsin.

Hiçbir şeyden haberi olmayan, çeşmenin şırıltısından kimsenin sesini duymayan Kerime hamile haliyle çamaşırlarım yıkıyordu. Abdullah hemen banyonun kapısına gitti.

20

Kerime git değirmen arabası gelmiş, dışarıda sizi bekliyor, un torbam al gel.

“Android ve Teknoloji Dünyasında Yaşananlar” üzerine 1 yorum.

  1. Sonra tekrar dışarı gidip çayını yudumlamaya başladı. Kerime hemen üstünü düzeltti, gidip arabadan un torbasını almak için dışarı çıktı. Ama bu seferki torba çok büyüktü. Çok doldurulmuştu. 55 kilodan fazlaydı.

Bir cevap yazın