Android Yazılımlar Hakkında Detaylı Bilgiler

21

Doğanın bir kanunu gibidir; o yörede de gelinler kaynanalarını pek sevmezlerdi. Bazı atışmalarında Kerime haklı olduğu halde gelini, Güler’in tarafım tutardı. Zamanla evin içinde hep Güler ile oturup Güler ile kalkar oldu. Bu durum Kerime’nin zaman içinde öz oğlu Sinan’la bile aralarının açılmasına neden oldu. Bu böyle devam edip gitti. Bazen en ufak bir durumda gelini ile kuması bir olup onu ezmeye çalışırdı.

Ekip biçtikleri ekinlerin bir bölümünü evde çuvallarda saklarlardı. Bazen değirmen arabası geldiğinde bir çuval buğdayı arabaya verip Cizre’ye gönderirlerdi.

Ve birkaç gün sonra un olarak geri gelirdi. Bu şekilde ekmek ihtiyaçlarını karşılarlardı.

Evlerinin önüne araç gelmiyordu. Yol ile ev arasında yüz metrelik bir mesafe vardı.

Bir sonbahar sabahıydı. Kerime hayvanlarım sabah erkenden sürüye bıraktı, içeriden kuru küflü ekmekleri alıp suda biraz yumuşattıktan sonra tavuklarının önüne attı. Bu şekilde tavuklarının kahvaltıların da vermiş oldu. Sonra da çocuklarını giydirip okullarına gönderdi. Öğlen okula giden ve okula gidemeyen çocuklarım da biraz daha uyusunlar diye bir kez daha torunlarımı ve Kerime’mi göreyim artık ölsem de gam yemem, diyordu.

Ama ne yapıp ne ettiyse Şırnak’a birkaç günlüğüne gelmek için kocası Mehmet’ten bir türlü izin alamadı. Bu özlem ile hastalandı, yataklara düştü. En sonunda hayata gözlerini yumdu. Aradan 2 yıl geçtikten sonra baba Mehmet de çalıştığı bir inşaat firmasının inşaatının üçüncü katından düşerek hayatım kaybetti.

Abdullah’ın çocuklar arasında yaptığı ayrımcılığından dolayı evde kavga, gürültü ve küslük eksik olmuyordu. Bu tür evlerde huzura rastlanmazdı.

Sinan, Kerime’den olan, ve Abdullah’ın en büyük oğluydu. 14 yaşım henüz doldurmuş, ilkokuldan yeni mezun olmuştu. Çalışkan bir çocuk olduğundan Kerime onun okuluna devam etmesini istiyordu. Hiçbir durumda hiç kimseye sözü geçmediği için burada da söylediğinin bir anıları yoktu.

Abdullah, o yıl Sinan’ı evlendirmeyi kafasına koymuştu. Sinan’ın evlenmesi için bir miktar paraya ihtiyaçları vardı. Abdullah bir gün kızım Sinan’a isteyeceği adamın evine gitti.

Şu an maddi açıdan zor bir durumdayız. Kızınızın başlık parasını ödeyemem ama benim şuan en büyük kızım Kezban dokuz yaşındadır. O evlilik çağına gelince kime verirsen ver, ne kadar başlık parası alırsan al. Onu artık senin biz de emanet olan bir kızın bil.

Kızın babası bu durumu kabul etti.

Kerime’nin, 14 yaşındaki Sinan’ın okuması gerekirken evlendirilmesi, küçük Kezban’ın velayetini başkasına verme üzüntüsü, hepsi bir yana, onun içini en çok acıtan şey gelini olacak kızın, kuması Güler’in öz kardeşi olmasıydı. Sıkı bilinçlendirmek niyetiyle bilgilendirme yaptılar ve toplantının sonunda herkese birer kutu kondom dağıttılar.

Eve gelen Abdullah bu konuda öğrendiklerini her iki eşi ile hiç paylaşmadan cebinde çıkardığı bu prezervatif kutusunu evin bir köşesine fırlatıp attı. Kerime evi süpürürken bu kutuyu gördü, içini açıp bakınca içindekinin ne olduğunu anlamadan, yerden kaldırıp evin ayrı bir yerine koydu.

Sonra da akşam yemeği için dışarıdaki ocağın başında soğan soymaya başladı. O sırada eve gelen çocukları arkadaşlarının ellerinde gördükleri balonlara özenmiş hemen Kerime’nin elbisesine yapışmışlardı.

Anne bize de şu balonlardan al biz de istiyoruz.

Akşam yemeğinin telaşında olan Kerime başım kaldırdığında dışarıda her çocuğun elinde bir balon gördü. Kimisi içine su doldurmuş, kimisi şişirmiş, kimisi de sapan lastiği yapmış eğleniyordu. Onları görünce, aklına hemen o kutu geldi. Evde gördüğü kutunun içindekinin aynısıydı.

Bekleyin, hemen getireyim. Babanız da size bir kutu almıştı.

İçeri girip kutuyu getirdi. Çocuklarına birer tane dağıttı. Hatta haksızlık olmasın diye kuması Güler’in çocuklarına da birer tane verdi.

O gün dağıtılan kondomlar herkese komik gelmiş, kimse kullanmamıştı. Kimi atmış kimisi de Abdullah gibi evinin bir köşesine koymuştu.

Çocuklara anneleri tarafından balon sanılarak şişirip dağıtılanlar işte bunlardı. Kerime, bu balonların çocukları olmasın diye devlet tarafından dağıtılan kondomlar olduğunu öğrenince kahkahalara boğulmuştu.

21

Annesi, babası ve kardeşleri, Ceyhan’da beş altı yıl zorluk çektikten sonra biraz rahatlamışlardı. Kerime’nin annesi Rahime, biricik kızının hasreti ile yanıp tutuşuyordu.

Bir cevap yazın